13 Nisan 2011 Çarşamba

haybeden

boşluk bu kendi isteğimle yaşadığım anlamsız bir günler çoğunluğu.
Her biri ötekinden kısa ve her biri birbirinin aynısı.
Kısa ama özlü bir söz kıvamında hiç...

Tenimde tenime değen, İsteksiz arzusuz bir kaç dil darbesi.
gündüz renkleri harabe şehirde beyfendi yürüyüşleri.
Taş bedenin taştan kalbin cam kırıntısı umutlar.
Her biri kırılmaya yüz tutmuş beklentisiz biraz da kalp ağrısı.
Sırtımda ağırlaşan bir ağrı ile günle aydınlanmak.
Zor geliyordu her şey kolay gidiyordu kadın.
Dilimin sayıkladığı güneşin tenimi yakmasıydı.
bir bulut ama aslolan.